Nakit ödenek mi, şirket aracı mı?

Dünyanın önde gelen danışmanlık şirketlerinden Towers Watson, 76 ülkede gerçekleştirdiği ve Türkiye’den 500 şirketin katıldığı 2015 Yılı Şirket Aracı Yan Hakkı Araştırma Raporu’nu yayınladı. Towers Watson’ın raporu, yetenekli çalışanları çekmek ve elde tutmak açısından kritik bir önem taşıyan şirket aracı politikalarını belirlerken; hem şirketlerin dikkate aldıkları unsurları değerlendiriyor hem de pozisyon bazlı şirket araçlarını inceliyor.

Seçenek tanıyanların oranı düşük
Ülkemizde şirket aracı politikası olan şirketlerin oranı, EMEA bölgesi ortalaması olan %85 ile paralellik teşkil edecek şekilde %83 iken, bu noktada politikalar ağırlıklı olarak şirket aracı sağlanması yönünde. Diğer bir ifade ile şirketler araştırmaya katılan birçok ülkeye kıyasla oldukça düşük oranda nakdi ödenek ya da nakdi ödenek ile şirket aracı arasında seçim imkanını çalışanlarına tanıyor.
Türk şirketlerinin yaklaşık %14’ü üst düzey yöneticilerine şirket aracı yerine nakit ödenek ya da nakit ödenek ile şirket aracı arasında tercih yapma imkanı sunarken; İngiltere aynı kategoriye bakıldığında %92’lik oran ile EMEA bölgesinde araç yerine nakit ödenek ya da nakit ödenek – şirket aracı tercih seçeneğinin en çok sunulduğu ülke. Global olarak bakıldığında ise aynı kriterlerde Singapur ve Hindistan hemen hemen %100 oranında nakit ödenek veya nakit ödenek ile şirket aracı arasında seçim hakkı tanıyor.
İlk sırada tercih edilen finansman sistemi ise yıllık bakımın ve birçok servisin de dahil olduğu operasyonel kiralama.
Statü ve işin gerekliliği etkili oluyor

Towers Watson araştırmasına göre, şirket araçları iki temel nedenle çalışanlara veriliyor: İşin gerekliliği ve statü. İşin gerekliliği sebebiyle araç tahsis edilen çalışan kategorileri ağırlıklı olarak satış yöneticileri ve profesyonelleri. Bu kriterde satış çalışanlarına %73, satış yöneticilerine de %40 oranda şirket aracı sağlanırken; aynı oran genel müdür, üst düzey ve orta düzey yöneticiler için sırasıyla %5, %13 ve %25’e geriliyor.
Statü gereği sağlanan şirket aracı politikasında ise resim tersine dönüyor: Genel müdürlere %95, üst düzey yöneticilere %87, orta düzey yöneticilere %74 ve satış yöneticilerine %59 oranında şirket aracı sağlanırken, statü gereği olarak şirket aracı sağlanma oranı satış profesyonellerinde %22’ye düşüyor.
Araç segmentleri değerlendirildiğinde, işin gerekliliği sebebiyle satış profesyonelleri için C segmenti araçların şirket politikalarında önemli bir yer tuttuğu görülürken, orta düzey ve üst düzey yönetici kategorilerine geçilmesi ile birlikte sırasıyla D ve E segmenti araçlar tercih ediliyor. Bununla beraber şirketler ağırlıklı olarak çalışanlarına model seçim hakkı tanımıyor.
EMEA bölgesi araç politikası dönüşümünde

Araştırma sonuçları EMEA (Avrupa, Ortadoğu ve Afrika) bölgesinde, şirketlerin yaklaşık yarısının şirket aracı yan hakkı politikasını gözden geçireceğini gösteriyor. Türkiye de %46 ile bu veriye paralellik taşıyor. Söz konusu oranın en düşük olduğu ülke %34 ile İtalya. En yüksek oran ise %58 ile Macaristan’da gözlemleniyor. Raporu Türkiye için hazırlayan Towers Watson Ücret Araştırmaları Danışmanı Nurşen Nostar, “Şirket aracı politikalarının gözden geçirilmesinin temel nedenleri olarak vergi sistemlerinin ve çevresel standartların sürekli değişmesini gösterebiliriz. Kurum kültürü, ülke yapısı, çalışan değeri ve motivasyonu gibi faktörler de diğer nedenler arasında yer alıyor” dedi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir